NE YEMELİ, NE ZAMAN YEMELİ, NASIL YEMELİ

Her ne kadar yemek yemek bir gereksinimse de, çoğu kez aç değilken de yeriz. Gelişigüzel yemek iyi sonuç vermez. Gerçek açlıkla yalancı açlığı ayırt etmek gerekir. Gerçek açlık bedenin besine karşı bir isteği olduğunu gösterir. Yalancı açlık ise sinir ya da başka bir nedenle midenin, bazen de gözün ve damağın uyarılmasından ileri gelir. (Böyle bir durumda ağır su içmek bu yalancı açlık duygusunu giderir.)

Günlük besin elden geldiğince sade bir biçimde hazırlanmış olmalı. Aynı çok çeşitli yemek insanı aşırı yemeye sürükler ve mideyi yorar. Aşırı besin aşırı kilo demektir.

İlk yenen çiğ birşey olmalı. Çünkü önce çiğ besin yenirse, öteki besine midede daha az yer kalır. Ayrıca yenen ilk besin çiğ olursa, piston işini görerek bağırsakların çalışmasını da sağlar.

Acı baharattan kaçınmalı, bunların yerine tatlı olanlar (tarçın, karanfil, kimyon, küçük hindistancevizi v.b.) yeğlenmeli. Soslara ve yemeğe konan başka tat ve çeşni vericilere gelince, bunların da zarar vermeyenlerini kullanmalı. Doğa bize nice güzel kokulu, çeşnili bitkiler, otlar vermiştir. Bunlar yemeklere çeşni verdikleri gibi, sağlığımıza da yararlıdır.

Alınan besin mümkün olduğu kadar rafine edilmemiş olmalı. Yüksek kaliteli bir besin midede ekşir ve bağırsaklarda çürürse, kanda bir zehirlenme meydana gelir. Bu nedenle yenen besinin niteliği daha düşük olsa bile, iyi sindirilmesi şarttır. Doğa bize gerekli sindirim olanaklarını vermiştir; yeter ki biz de bedenimize fiziksel durumumuza, yaşımıza uygun olan besini verebilelim.

Sindirim bozuklukları genellikle kötü alışkanlıkların sonucudur. Belirtileri: Midede ağırlık, ekşime, aşırı asidite, yanma, bulantı, uyuklama, baş ağrısı, kusma v.b. Kötü sindirilmiş besin mideden geçtikten sonra bağırsaklarda şu belirtiler başlar: Gazlar (sancılı veya sancısız), şişkinlik, kabızlık veya ishal. Bir belirtiyi yok etmek için her şeyden önce onun nedenlerini ortadan kaldırmak gerekir. Sindirim bozukluklarının başlıca nedenleri şunlardır:

1) Çabuk yemek : Sindirim — özellikle de unlu maddelerin sindirimi — ağızda lokmanın çiğnenmesiyle başlar. İyi çiğnenmeyen bir besin sindirim organlarında ekşir. Yavaş yemek yemeyen er geç doktora görünmek zorundadır. Eğer insanın yemek yiyecek kadar vakit yoksa, vakti olduğu kadar yemek yemelidir. Yediğimiz en iyi besin bile sindirebildiğimiz kadar bize yararlıdır. Sağlığını korumak isteyenler kutsal bir görevi yerine getirircesine her lokmayı ağır ağır çiğnemelidir.

2) Yemekte su içmek : Yemek sırasında içilen sıvılar (içki, su, meyve suyu v.b.) mideyi şişirir ve yorar. Sıvılar midenin sindirim özsuyunu sulandırarak etkisini zayıflatır. Diğer yandan, yemek sırasında içilen serin ya da soğuk bir sıvı sindirimi durdurur. Çünkü midenin sindirimi gerçekleştirebilmesi için belli bir ısıya gereksinimi vardır.

3) Çok yemek : Kötü sindirimin başlıca nedenlerinden biridir. İnsan sofradan daha bir şeyler yiyebilirim duygusuyla kalkmalıdır. Çok yemekten kaçınmanın en kısa yolu sofrada az çeşit bulundurmaktır. Ancak bu az çeşitten aşırı yemek de elbette aynı kötü sonucu verir.

4) Birbirine yakın öğünler : Gerek mide, gerekse bağırsaklar görevlerini yerine getirmek için belli bir zamana gereksinim duyarlar. Normal bir sindirim için (aşırı derecede yenmemişse) 4-5 saat, bazı mideler içinse 5-6 saatlik bir zaman gerekir. Haftada bir gün olsun sindirim organları dinlenmeli. Haftada bir gün bir meyve kürü yapmak ya da hiçbir şey yememek (akşam yemeğinden sonra ertesi akşam yemeğine kadar) genç kalmanın sırlarından biridir.

5) Gece geç yemek : Yemek yedikten sonra hemen yatmak doğru değildir. Uyku sindirimi geciktirir. Bu nedenle ertesi sabah insan bedeninde yorgunluk duyarak kalkar. Gece yemekleri hafif olmalı. Ancak gündüz gerektiği gibi besin alamayanlar için koşullar değişiktir.

6) Yorgun ve sinirliyken : Yemek yenirse sinir sistemi sindirime yardımcı olamaz. Onun için bu durumdayken yememek daha doğru olur. Yorgunluk geçtikten, sinirlerin gerginliği giderildikten sonra yemeli. Aşırı yorgunluk mide kaslarının besini gerektiği gibi çalkalamasını engeller.

7) Uykusuzluk : Sindirim bozukluğuna yol açabilir, sinir sisteminin stoklarını tüketerek sindirimin dengesini bozar.

8) Asabiyet : Sinir sisteminin herhangi bir nedenle uyarılması sindirimi durdurur. Kavgalar, tatsız tartışmalar, aşırı heyecan, hırs, nefret, kin gibi olumsuz duygular sindirim organları üzerinde kötü etki yapar.

9) Ateşliyken yemek : Ateşin yükselmesine neden olur. Çünkü yüksek ateş sindirim çzsuyunu kurutur. Böyle bir durumda çabuk şifa bulmak için perhiz yapmalı. Doğada hiçbir hayvan yoktur ki, hastayken yemek yesin.

10) Her türlü kuvvetli baharat : Hardal, sirke, karabiber v.b. sindirim özsuyunu tahrik ve tahriş ederek midenin kimyasal bileşimini bozar ve sindirim bozukluğuna yol açabilir; özellikle mide zayıfsa.

11) Ham meyveler : Aşırı asit olduklarından kaçınmalı.

12) Bozulmaya yüz tutmuş besinler : Mikropların üremesine ve sindirim bozukluğuna yol açar.

13) Isıtılmış yemekler : Piştikten sonra soğuyan yemeğin yağı donar. Bakteriler bu donmuş yağda kalır. Yemek tekrar ısıtılınca içindeki bakteriler hızla ürer. Böyle yemekleri yer yemez zararını görmeyiz ama zamanla karaciğerimiz, böbreklerimiz, safra kesemiz ve bağırsaklarımız bundan olumsuz etkilenir.

14) Kızartmalar : Yağın cinsi ne olursa olsun, kızartmaların sindirimi genellikle ağırdır. Çünkü yüksek ısıda yağ ayrışır ve bu ayrışma karaciğere zarar verir.

15) Aşırı miktarda şeker : Sindirim bozukluğuna yol açar. Şeker çabuk ekşiyen bir maddedir ve sindirimle ilgili tüm organları olumsuz etkiler.

16) Besinlerdeki uyumsuzluk : Sindirim zorluğuna neden olabilir.

17) Çay, kahve, sütlü kakao ve benzerleri : Sinirleri etkileyerek sindirim sisteminin dengeli çalışmasını bozar.

18) Aynı öğünde birçok çeşit yemek : Sindirimi yokuşa sürer. Bir öğünde, salata dahil, üç çeşidi geçmemeli.

19) Çiklet ve benzerleri : Dr. Kollog bunların tükürüğün olumlu etkisini yansızlaştırarak midedeki asidin çoğalmasına neden olduğunu ileri sürer. Ayrıca bunların bileşiminde insan sağlığına zararlı kimyasal maddeler de vardır.

MÜHEYYA İZER`in
Bitkisel Protein ile DENGELİ BESLENME
adlı kitabından

Bu yazı BESLENME VE SAĞLIK kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın